Daha önce birçok start-up ‘ın içerisinde yer aldım. Bu start-upların başarılı olmasını ya da başarısız olmasını yakından gözlemledim ve belleğime neyin doğru neyin yanlış olduğunu kazıdım. Bir gün lazım olur diye…

Sanırım bugünlerde gerçekten de lazım oluyor, adeta o günleri hatırlıyorum. 

Başarmak için ilk ve bence en etkili adım, egolardan arınmak

İkinci en etkili adım, takım çalışması. Evet belki bundan 5-6 yıl önce 1 ya da 2 kişi ile çok etkili bir internet girişimi yapılabiliyordu ancak şu anda sektör o kadar geniş ve gelişmiş ki, birçok büyük adım takımdaşlık sayesinde atılıyor. 

Üçüncü etkili adım ki bunu bilerek üçüncü sıraya yazdım, network. Kesinlikle ve kesinlikle çok önemli. Çok hızlı olmanızı ve büyük adımlar atmanızı sağlıyor. 

Dördüncü etkili adım, doğru bilgi ve tecrübeye sahip olanı “egolardan arınmış bir şekilde” dinlemek, takip etmek ve ondan birçok şey öğrenmek

Beşinci etkili adım; cesaret. Bilginizin ve hislerinizin ortak kesişimlerini cesaretiniz ile ön plana çıkarmak. Bu da önem olarak etkili bir adım. 

Başka bir etkili adım da odaklanmak. Yapacağınız iş her ne olursa olsun, odaklandığınız zaman gerçekten farklı şeyler çıkıyor ortaya. Onu adeta yaşıyorsunuz. Güzel de oluyor ama itiraf etmeliyim ki birden fazla işle uğraşmanın keyfi de başka bir şeyde yok =)

Doğru bir iş modelini yanlış bir ekip kurgusu bozabilir, bunun örneği çok. Ancak doğru bir ekip birçok iş modelini inovatif hareketlerle pozitif yönde ilerletebilir. Doğru ekip olmak bu yüzden önemli

Kendi adıma, birçok şey düşünüyorum. Birçok şeye çözüm üretmeye çalışıyorum. Belki de mühendislik okumamın bunda etkisi vardır.  Bu etki sayesinde hem kendi projelerimize hem de başka projelere çözümler üretmeye çalışıyorum.

Başarmanın sıfırıncı kuralı çözüm üretebilmekten geçiyor bana göre. 

 

Görsel buradan alıntıdır.