Ercüment Büyükşener‘in “Sosyal Medya İletişimi Nedir?” başlıklı yazı dizisinin 1. ve 2. yazısı üzerine, ben de o yazıları referans alarak, benim ve markalar arasındaki sosyal iletişimi yorumlamak istedim.

Olaya kendi açımdan baktığım zaman, ‘Like‘larımın ve ‘Retweet‘lerimin değerli olduğunu görüyorum. Bilgi çöplüğünden de olabildiğince uzak durmaya çalışıyorum. Bu yüzden gerektiği kadar insan ve marka takip ediyorum. Çünkü benim Timeline’ım da kıymetli.

Peki markayı Facebook’ta neden ‘Like‘ ediyorum?

1- Daha önce hizmet aldığım ve bu hizmetini beğendiğim bir markayı Facebook’ta beğeniyorum. Bunun o markaya minik bir jest olduğunu düşünüyorum. Fakat marka RSS ile kampanyalarını 10 tane alt alta paylaşınca anasayfamdan gizliyorum ve onunla ilgili güncellemeleri takip etmiyorum. Sadece ‘Like’ olarak duruyor.

2- Kendi sektörümdeki markaları takip ediyorum. Nasıl kampanyalar düzenliyorlar ve sosyal medyada neleri doğru, neleri yanlış yapıyorlar diye kontrol ediyorum.

3- Gerçekten tutkusu olduğum şeyleri sunan markaları takip ediyorum ve mümkün oldukça da iletişimde kalmak istiyorum. Tuttuğum takım, sevdiğim ve sahip olmak istediğim araba ya da hayranı olduğum müzik grubu. Bu markalarla etkileşimde olmak istiyorum.

Markayla etkileşimde ise oldukça seçici olduğumu görüyorum. Kolay kolay ne bir güncellemeyi beğenirim ne de like ederim. Peki neden? Bunun cevabını zaten Ercüment de Yeditepe’deki konuşmasında veriyor. İçerik kendini tekrar ediyor ve sıkıcı. 

Twitter’da durum ne?

Twitter’da marka takip etmek istemiyorum. Bunun sebebi de Twitter’ı henüz ‘yalnızca’ pazarlama aracı olarak kullanmamayı öğrenen ve ilgi alanı dahilimde olan bir marka olmaması.

Daha önce Facebook’un artık yavaş yavaş bir bilgi çöplüğü olduğundan bahsetmiştim. İçimize sine sine kaç markayı, kaç güncellemeyi ‘like’ edebiliyoruz Facebook’ta? Gerçekten beğeniyor muyuz ya da bu beğenilerin kıymetini ne kadar önemsiyoruz? Keşke Facebook marka sayfalarını beğenirken belirli bir sayıdan fazlasına izin vermese diyorum bazen. Belki o zaman gerçek ölçümlemelere ulaşırdık ve 23 milyon takipçiden 16bin like dönmezdi.

Ercüment’in Okan Bayülgen ile sohbetinin sonunda söylediği şeyler bence çok değerli. Sosyal Medya İletişimi’ni merak edenler varsa, bence 30 dakikalarını bu 2 bilgilendirici yazı ve video için lütfen ayırsınlar.

Ercüment Büyükşener’in “Sosyal Medya İletişimi Nedir?” başlıklı yazı dizisi 3. yazısı ile devam edecek. Takip etmenizi öneririm.