Her ne kadar şanslı bir insan olduğumu düşünmesem de bazen kızarım kendime. Çünkü hayatımda gerçekten çok güzel arkadaşlarım, çok sevdiğim dostlarım ve birlikte iş yaptığım güzel insanlar  var. Bir de güzel tesadüflerim var tabii ki. 

Yıllar önce de yine şansımın yardımıyla bir kitap keşfetmiştim. Adı “Ölü Ozanlar Derneği” idi. Kitabı aldım hemen. Çocuktum o zaman. Ne kadar anlayabilirsin ki? Kitabı aldıktan sonra bir hevesle okudum. Okuduğum kitaplardan kendime pay çıkarmaya bayılırım. Hemen kurdum o mağarayı zihnimde mesela. Ateşin etrafında şiirler okudum Ahmed Arif’ten çünkü ilk aldığım hediye kitap, Ahmed Arif’in “Hasretinden Prangalar Eskittim“iydi. Hani derler ya “Bir kitap okudum ve hayatım değişti” diye, işte aynen öyle oldu.

Ölü Ozanlar Derneği

Çocukken kendini daha kolay yontuyor insan. Nereye çekersen oraya gidiyor hayallerde. Büyüyünce hayalinde bile özgür olamayabiliyorsun çünkü. Çocukluk belki de bu yüzden çok özleniyor. 

Ve John Keating’e hayat veren Robin Williams geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetti. Ben onu Ölü Ozanlar Derneği ile tanıdım. Jumanji ile tanıdım.

Ve Ölü Ozanlar Derneği’nden en çok aklımda kalan, hayatıma uyguladığımı düşündüğüm söz:

Vakit varken tomurcukları topla. Zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek, yarın ölüyor olabilir…