Sayın İsmail Yüksek,

Ülke şartları gereği mecburen mezun olmak zorunda olduğum okulumda 2008 yılından beri rektörlük yapıyorsunuz. Yaklaşık 4.5 yıldır bu görevi kampüs yapılanması anlamında başarıyla yürüttüğünüzü düşünüyorum. Davutpaşa’yı dirilttiniz diyebilirim. Elinize sağlık. Herkes görevinin hakkını tam vererek yerine getiremeyebilir. Hatalar yapabilir. Nitekim sizin de yaptığınız hatalar oldu yönetim anlamında. Mesela Şişli’deki arazinin değerinin çok altına satılması gibi. Kaynak: Birgün Gazetesi. 60bin metrekare karşılığında bu kampüsü TOKİ’ye vermek kimin fikriydi, bilmiyorum. Yine de hizmet vermek, okula bir değer katmak için uğraştığınızı görüyor ve rektörlüğünü yaptığınız okulun bir öğrencisi olarak bunun için teşekkür ediyorum size.

Ancak gelin görün ki kafamda cevaplayamadığım sorular var. Bu soruların cevaplarını da ancak sizden alabilirim.

Geçtiğimiz hafta ODTÜ’de yaşanan olaylar ile alakalı İstanbul’daki bazı üniversiteler tarafından talihsiz bir açıklama yapıldı. Açıklamanın altına Yıldız Teknik Üniversitesi adına siz de imza atmışsınız. Kampüse, hiçbir olay yokken bilmem kaç bin polisle girenlerde ya da protestocu öğrencilerden bir hareket gelmeden gaz bombalarını atan polise kabahat bulmanızı zaten beklemiyordum ancak protesto etmenin karşılığı şiddet olmamalıydı değil mi? Hangi irade halkının üzerine gaz bombası yağdırır? Hangi irade bu kafa yapısını destekler? Siyaset Bilimi bunu açıklayabilir mi? Ya da sizin vicdanınız bunu açıklayabilir mi? Vicdanınız bunu açıklasa bile, dile getirebilecek kadar özgür mü Yıldız’ın Rektörlük makamı?

Siz YTÜ adına imza atmışsınız ve basın açıklamasının her kelimesinin arkasındayım diyorsunuz. Hocam, biz öğrenciler olarak o okulun birer temsilciyiz. YTÜ denildiğinde rektöründen akademisyenine, öğrencisinden güvenlik görevlisine, hatta bizim okul için kedisinden köpeğine kadar her türlü varlık YTÜ demektir. Bunu bize siz söylediniz. Göreve geldikten sonra oluşturmaya çalıştığınız Yıldızlı bilincini bize anlatırken siz hep bundan bahsettiniz. Biz hepimiz Yıldızız dediniz.

Sayın Hocam,

Siz bizim adımıza nasıl böyle bir metnin altına imzanızı atıyorsunuz? Bizim kabul etmediğimiz düşüncelerin altına siz nasıl “YTÜ olarak biz de böyle düşünüyoruz.” diyebiliyorsunuz? Eğer sizi biz seçmiş olsaydık, evet haklıydınız. O açıklama hepimizi bağlardı. Maalesef ki siz seçilmiş değil, atanmışsınız (Atanmış olduğunuzu siz de şurada dile getiriyorsunuz). Bu yüzden altına imza attığınız açıklama Yıldız Teknik Üniversitesi’ni değil, Rektörlük makamını bağlar.

Hocam, açıklama görmek istiyorsanız lütfen ODTÜ Rektörlüğü’nden yapılan açıklamayı okuyunuz. Buradan okuyabilirsiniz. Özellikle de 2. paragrafı dikkatle okumanızı rica ediyorum.

ODTÜ olayları ile  alakalı Twitter üzerinden yaptığınız yazışmada bir arkadaşa şunu söylediniz:

Hocam,

Yanılmıyorsam bundan 3 yıl önce idi. Üniversitede olaylar olmuş, bazı taşkınlıklar yapılmıştı öğrenciler tarafından. Sizin o gerçek öğrenciler dediğiniz topluluk sınav haftası nedeniyle kütüphanede ders çalışırken, o gerçek öğrencilerin emniyeti için okula gelen polisler kampüsü gaz bombardımanına tutmuştu ve o gerçek öğrencilerin kapalı kütüphanede acı çekmesine neden olmuştu. Bilmiyorsanız söyleyeyim. Hocam o atılan biber gazı denilen gaz, akciğer rahatsızlığı yaşayan insanların soluması durumunda ölümcül etkileri olan bir gazdır. Eğer o gün akciğerinden rahatsız olan bir arkadaşımıza herhangi bir şey olsaydı, eminim ki suçlu polis değil, polisin çatıştığı öğrenciler ilan edilirdi.

Twitter üzerinde takip ettiğiniz insanlara göz attım. Genelde iktidar temsilcilerini takip ediyorsunuz. Siz Twitter’da İsmail Yüksek olarak varsanız, pek de garip bir hareket değil bu. Ancak siz Twitter bilgilerinizde okulu temsil ettiğiniz makam olan rektörlüğü vurguluyorsanız, yani YTÜ Rektörü olarak varsanız, kusura bakmayın ama pek de hoş bir durum değil. Öğrencilere karşı üslubunuzu söylemiyorum bile… Danışmanınız var diye biliyorum. Bu konuda sizi uyarmış olmalıydı…

Yukarıda yazdığım gibi, siz öğrenciler tarafından seçilmediniz. Seçilmiş değil, atanmışsınız. Biz sizi seçmediğimiz için size bizim adımıza açıklama yapma hakkı da vermedik. Sizden ricam, bir daha herhangi bir açıklamanın altına imza atacak olursanız, lütfen YTÜ Rektörü diye atınız.

Saygılarımla,

Sağlıkla kalınız.

—-

Berkan Bağcı