Bugüne kadar hiçbir şeyi kusursuz istemedim. Bundan sonra da istemem inşallah ama anlamadığım şey şu: Kusursuzu istemediğim halde, istediğim şeyi elde edemiyorum. Aza yetinebiliyorum ama elde edemiyorum. Neden?

Bu gece gittiğim çok güzel bir filmden alıntılar yapayım biraz.

“Ayakkabılar eskir Ali’m, her şey eskir. Bak sen, sen hala sevdiğim adamsın. Sen eskime.”

Bu da başka bir güzel söz:

Kaderin yayı kurulu durur. Vakti gelince boşalır…”

Kitaplar… Kader mahkumları:

“Her kitabın bir kaderi vardır.”

Ve belki de kaybetmek:

“Eğer uslu durursa her şeyin düzeleceği söylenerek büyütülen çocukların hayatları boyunca neden kaybettiklerini artık daha iyi anlıyordum.”

“Bu bir veda değil”e inanıp beklemek, ne zaman ne geleceğini bilmemek. Her dakika dik durmalısın. Her dakika dik durmalısın ki gelebilecek en kötü şey bile sadece sarssın seni ve geçsin, gitsin. Gelecek güzel bir şey de sana yapışsın kalsın. Çıkmasın bir ömür hayatından. 

Biliyorum, dönüşün muhteşem olacak.