Midemi bulandıran küçük detaylar var. Sadece midemi bulandırıyorlar. Halime binlerce kez şükür.

—————————-

Facebook’ta Account Manager olmuş bir adam var. İsim vermeyeyim, muhattap olmak istemiyorum çünkü. Adam geldi Twitter’dan takip etti falan. Baktım 1000’in üzerinde takipçisi, yüzlerce de takip ettiği insan var. Az önce bir de fark ettim ki beyefendi takip ettiklerini bir gecede temizleyip 200’ün altına düşürmüş.

Aga yapmayın bunları artık. Kaç yaşında insanlarsınız, Facebook’ta çalışıyorsunuz, yapmayın nolur. Bu devirde böyle takipçi kazanmak mı kaldı? Hoş, yemişim takipçisini de, bu insanları keriz yerine koymak adeta.

——————————

Fark ettim ki, benimle çıkarı için görüşmeyen insanlara karşı daha ılımlıyım. Hatta o kadar ılımlıyım ki, onlar mutlu olsun diye kendimi bir şeyler için zorlayabiliyorum.

——————————

Kıymet bilmek önemli şey. Ulaşamadığında, göremediğinde, duyamadığında anlıyorsun bunu. Bunları sonsuza kadar yaşamamak için, hayatın her anında etrafınızın, sahip olduklarınızın kıymetini bilmeniz gerekiyor.

——————————

Daha önce de söyledim. İnsanları hayatıma alırken onlara 100 puan veriyorum. Orada kalmaları ya da düşmeleri kendilerine kalmış bir şey.

——————————

Bu aralar kitaplara sarıldım iyiden iyiye. Aslında çoğu zaman yapmam gereken şey buydu. Ancak fark ettim ki, bir kuyudan çıkarken kitaplardan halat yapmışım kendime. Bazen bir kitap yetmiş, bazen birkaç… Ama sonunda o kuyudan çıkmışım. Belki de kuyuya tekrar tekrar girmemin sebebi kitapların halattan daha ötesi olduğunu ihmal etmemdir.