Kısa Kısa

“Hepimize hayatın bir çocuk oyuncağı olmadığı söylenir. Ne zaman söyleneceği meçhul. Kimimize 18 yaşında, kimimize 40 yaşında. Ama bir gün muhakkak söylenir.” – Moneyball filminden.

İnsan zamanını aldığı kişiye saygı göstermeli.  Hiçbir yerde değil ama bir restoranda kesinlikle saygı görmek istiyorum. Para verip hizmet aldığım, özellikle de karnımı doyurduğum yerin beni el üstünde tutması gerekiyor.

Avrupa Yakası’ndan ciddi anlamda soğumaya başladım. İnsanlar artık fazlasıyla itici geliyor. Yeniden anladım ki benim yerim deniz yanı. Sabah erkenden uyanıp sahile yürümeye gitmeliyim. 

Kırılgan olmak alışkanlık haline geldiğinde insanlara duyulan güven azalıyor. Sırf daha önce iyi sandığınız insanlardan kazık yediniz diye etrafınızdaki ‘gerçekten’ iyi insanlara ilk başlarda güvenemiyorsunuz ve ciddi anlamda başkasının yaptıklarının cezasını çekiyorsunuz. ‘Kendi küçük, girişimi büyük’ tarzda bir yapıya sahip

Devamını Oku

Son zamanlarda kendimi eskiye göre daha bir olgunlaşmış hissediyorum. Bu aralar, bunun sebeplerini araştırıyorum. Üretmeyi istemek çok güzel. Üretmek de çok güzeldir eminim. Yakında…

Cocuklar ilkokulda haftasonu tatillerine o kadar cok alisiyorlar ki buyuduklerinde pazartesi sendromu yasamalari cok normal. Size sendrom yasatmayacak isler yapmalisiniz. Kimisi var pazartesiyi iple ceker, kimisi var cumayi. Sevmedikleri isi yapanlar bana gore kendine guveni olmayan insanlardir. Karar almaktan korkan

Devamını Oku

Bugünün hangi gün olduğunu bilmemek, yaptığınız işi ne denli çok sevdiğinizin bir derecelendirmesidir bana göre.  Kısa hayatımda öğrendiğim bir şey var: Müşterisine yüzü asık adam para kazanamaz, kazansa bereketi olmaz, devamı gelmez o paranın. Karşıdakine gülümsemek, bir insanlık görevidir.

Bazı günler vardır, hiç gelmesin istersin. O günler geceye hiç bağlanmasın. Bazı saatler gelmemeli ve bazı günler yaşanmamalıdır.  Toprak sevdiklerimizi aldığı için mi bu kadar güzel kokuyor?  Kimi zaman hiçbir şey yapasınız yoktur. Ne iş ne okul ne de başka

Devamını Oku

“Vakit varken tomucukları topla. Zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir.” Ölü Ozanlar Derneği’nden arakladığım bu sözü hayatımın belli dönemlerinde hatırlamak istiyorum. Hatırlamak insanı vicdan muhasebesi yapması konusunda ciddi bir uyarıcı. Doğru yoldan saparken, değerli.

“Bundan yirmi yıl sonra yapmadığınız şeylerden dolayı, yaptıklarınızdan daha fazla pişman olacaksınız. Demir alın ve güvenli limanlardan çıkın artık… Rüzgarları arkanıza alın, araştırın, hayal edin ve keşfedin.”  Mark Twain Hep demişimdir. Anı yaşamak gerek diye. Bu düşünceyi bana aşılayan “Ölü

Devamını Oku